Merhaba!
Yazmayali cok oldu, off cok yazicam ve az zamanim var, olabilecek muhtemel bir cumle dusuklugune, hevessizlige anlayis gostereceginize inaniyorum.
Pazar gunu Isabel'in butun ailesiyle birlikte yemege gittik, biz Turkler gibi kalabalik, sesli ve sirinler. Arkadaslarimla dag tirmanmaya ve oglende birlikte vakit gecirmeyede gidebilirdim ama ailede iyidir, git bir gor bakalim nasilmis, 3 keredir seni gormek istiyorlar firsat olmadi bu firsati degerlendir, hem country house falan acar seni dedim. Iyi ki demisim, yolculuk disinda hersey guzeldi; 100kmcik. Yolda uyudum zaten ZZZZZZZZZzzzzz...
Gittik, vardik. Uzaktakilerin aksine cevresinde, nerdeyse hic ev yoktu, dagda bir kir evi gibi. Yukardakiler Isabel ve Jordi'nin kardesi. Jordi'nin kardesini sevdim, yuruyus yaparken yaklasik bir saat genelkultur konustuk. 20 yil ingiltere'de yasamis, ingiliz aksaginini cok sevdim. Giyinisi 90'lardan kalmis, ben gbegendim. Canim benim dedim, cok ama az miktarda gulumseyen biri dedim.
Isabel'in kardesi Montser ve kizi Marta, yani teyzem ve kuzenim olurlar. Marta ilimli biri, fotografi gorunce suratindaki turk ifadesini farketmenizi anlarim, icide oyle. Ailedekilerin aksine o Ispanyolca konusuyor cunku esi Majorca'li. Kuzenim kac yasinda bilmiyorum az cok bir tahminde de bulunamadim. Moda okuluna gidiyor, on dislerinin ustunde ve dilinde birer korkunc piercing var. Sicak biri ve hep bueno-well, azizallah, oh, tamam,- diyor. O cevresinde katalanca konusuldugu icin katalanca konusuyor. Suna bir aciklik getireyim ki katalanlarin hepsi ispanyolca biliyor. Ama konusmayi tercih ederler, etmezler, beni ispanyol hukumetinden daha fazla alakadar etmez.
Umarim ilerde hic kopmayiz.
Yemegin amaci minik kuzen Sergie'nin dogum gununu kutlamakti, 15 ekimde 4 yasina basti.
Cok tatli bisi, ona hep bu nedir bu nedir diye soruyorum, oda cevap veriyor. Ben kelimeleri ogreniyorum oda oyun oynuyor.
Isabel'in babasi Joan-sanirim suan evde kimse yok soramiyorum-, yani ailemizin dedesi. Benimle hep ingilizce ya da ispanyolca konusmaya calisiyor, anlamayinca yuksek sesle bagiriyor ya da anladigimi kabul ediyor. Bizimle ayni kasabada yasiyor. Buraya geldigim ilk gunlerde kapi calmisti ve dil bilmedigim halde niye yaptiysam kapiyi acmistim ve Joan gelmisti, konusamadik tabi ve iceri girdi sonra mutfaktaki sandalye ye pantolonunu birakti, ustundekini degil tabi ki elinde tuttugunu. Sonra gitti.
Empati kurun ve neler hissettigimi bir dusunun, baya sasirmistim ama tanidiktir rahat ol mert dedim, guldum gectim.
Sergie. Bizim Alikemal gibi. Farkli tarafi kendi yemegini kendi yiyor, 4 yasinda bisiklet suruyor kendi bisikletini tasiyor ve asla aglamiyor. Benimde ilerde olursa boyle olsun.
Sagdaki bayan Isabel'in annesi. Barselona'da yasiyor, bizden 40 dakika uzak yani :) Bana hep kendi torunuymus gibi davraniyor, benim anneannem gibi, ehe. Soldaki beyefendi Sergie'nin babasi.
Anna, Sergie'nin ablasi. Benim icin Mert Izquierdo Bofill diyor ve beni gercek kuzeni saniyor, 9 yasinda oda tam bir pofuduk.
Evde biftek yedik. Aile oldugu icin belkide bilmiyorum ama isbolumu vardi, erkekler daha az calisti ama kadinlarin hepsi esit miktarda calisti, yani burasi senin evin sen hizmet ediceksin lan durumu olmadi, Turkiye'de oluyor da, oyuzden diyorum... Yemekte ekmekleri aldim onume birsuru pa amb tomaquet yaptim, domatesli ekmek yani. Beni cezbeden tarafi domates-zeytinyagi ve PRATIK olmasi. Birde domates kizartiyorlar onu cok seviyorum, Turkiye'de de turevleri var tabiki. Yemekten sonra pastamiz geldi, Sergie'nin hediyelerini verdik. Yine cava ictik ama bu sefer az ictim, sonra fosur fosur uyuyorum...
Ciktik evden, yuruyuse. Ama yuruyusten once domuz ciftligine bakalim dedik.
Tanrim bu kadar igrenc kokan bir yer olamaz.
Isin kotu tarafi burdaki koyun gecim kaynagi domuzlarmis, heryer domuz ya da domuz pisligi kokuyor! Gorunusu komik hayvansin, sirin hayvansin ama bu kadar pis kokulmaz yani. Gerci bende butun gun kakami yesem bende kotu kokardim...
Bizim grup budur.
Daha yazamiycam, az yazicam, sikildim cunku 1.5 saat oldu.
Dun barselona macini izledik. Maci film izler gibi izliyorlar, konusulsun istemiyorlar. Kurstan Jerome adinda Fransiz bir adamla tanistim, bana fransizca ogretecek. Bakalim palavra mi yoksa gercekten ogretecek mi. Haftasonu AFS kampi var, bu aksam japon arkadasim Koshiro'nun evinde kalacagim, yarin birlikte barselonaya gidecegiz. Kasim da ya da ocakta okulun gezisi var, kayak tatili, Julie'yle birlikte gidecegiz. EGLENICEZ!
Ablamla skypte konustum, canim ozlemisim. Burda hava buz gibi olmaya basladi. Insanlar beni sevmeye basladi. Mektuplar gelmeye basladi...
Fizikten 4/10, matematikten 10.75/11 aldim.
Sevgiler
-mert
No comments:
Post a Comment