Sunday, October 9, 2011

Dostlar, afs meeting, yemekler, videolaaar


Merhaba

Blog yazmayali bayagi olmus, 6 gune birakmayacagim artik. Istiyorum ki ben yazarken egleneyim, sizde okurken eglenin.

Ailemi, arkadaslarimi, yemekleri cok ozledim. Burda da saydiklarimdan var ama orjinalinin yerini tutmuyor, inanin. Genelde bir problem yok, bana sorarsaniz ozlemedim ama meltemle telefonda konustugumda ya da Turkiye'den bir yakinimla konustugumda bana her zaman sesin neden durgun geliyor deniyor. Normal olmayan birsey yasamamakla birlikte, bulundugum durumda, her zaman, yapabilecegimin en iyisini yapiyorum, zorluyorum. Ogreniyorum.

Ailem ve arkadaslarim, bilsinler ki kendileriyle az iletisim kurmam onlari ozlemedigim anlamina gelmiyor, hepinize sevgilerimi gonderiyorum.


Onlara deger veriyorum;
Insanin boyle dostlari bulmasi zor
(Baska insanlarin da bulundugu-sayisi cok degil- fotograflar-sayisi cok- koyardim, koymadim kalbimdeler, ehe)

Yada boyle aile
 Yada boyle abla

Ya da boyle anne...(Baba seninde fotografin vardi lakin talep cok, koymadim ;)




Evet simdi gunluk yasamimiza donelim.

Blogumun basinda yemekleri ozledigimi soylemistim. Burada genelde islenmemis gidalar yemege calisiyorlar: meyve, sebze, et, tavuk... Aksam yemeklerimizi guzel bir rutin olarak tanimlayabilirim;

Sofraya her zaman bu servis tabaklari, duruma gore ayni setin corba tabaklari konur, su getirilir, aksamlari masayi ben hazirliyorum.

Isabel ve Jordi salataya yemeyi seviyor ve her aksam -genelde kirmizi olmak uzere- sarap iciyorlar. Masada klasik katalan atistirmaliklarindan biri olan, Turkce'ye "domatesle ekmek" olarak yaptim, pa amb tomaquet var, daha once tarifini sizlere yazmistim. Onun yaninda pastirma ve salata.

Carsamba gunu 3. Ingilizce sinifinin ilk 30 dakikasina girmedim cunku muzik ogretmeniyle elektronik muzik calismalari yaptik. Okula bilgisayarimi goturdum, bana cesitli muzikler dinletti, yeni gruplar onerdi, Bjork tadinda. Esiyle yaptigi besteleri dinletti, esi sanatci ve sarki soyluyor. Besteleri disinda esinin bir kac aryasinida dinletti. Adi peter, kendisi katalan degil, slovak... Sirin mizacli, gozluklu seker gibi derler ya, oyle bi adam, hahha

Adamin fotografini cekmeyi unuttum, bi kac fotograf var ama en neti bu, lakin bu da niteliksiz...


Okula OSS-1 final matematik soru bankasi goturuyorum, baktim ki ne zaman dinlemekten sikiliyorum cikartiyorum onu cozuyorum. Bu hafta baktim cozemedim, matematik sinifinda 3 tane soru sordum, ogretmen cozemedi ve bunun ustune kitabin konu anlatimiyla cozemedigim sorularin sayfasinin fotokopisini cektirdi. Sorusunu sordugum konu koklu sayilar, 9. sinif.

Bunun uzerine kani kaynayan ispanyol gencleri hemen atildi ve soruyu cozmeye calisti, onlarda yapamadi... Onlarin soruyu cozmeye calisirkenki halleri beni cok guldurdu. Empati mekanizmam devreye girince aslinda bu olayin benim icin ironik oldugu kanisina vardim. Universite sinavi...

Cuma gunu, aksam 7.00-9.00 arasi yuruyusumuz vardi. Kopeklerimizle birlikte yola koyulduk. Jordi'nin Joan adi bir arkadasi bize eslik etti. Joan 55 yaslarinda bir matematik profesoru, bilimsel makaleler okumayi ve kucuk kopekleri seviyor. Edebiyati ve sozunun dinlenmesinden hoslanmiyor. Kucuk bir kopegi var. Biz her nasil yaptiysak, yanimiza su ve yiyecek almayi unuttugumuz icin Joan bizle butun yemeklerini paylasti, bence ozel hayatinda da bonkor biri. Guzel cikolatalara ve kuruyemislere sahip... Yolumuzun 2/5'nde bir kopek mahallesine ulastik. Boyle adlandirmamin sebebi, yolda bir tane bile insana rastlamayip, yerine, sadece kopek havlamalarina maruz kalmamizdir. Her evin bahcesinde en az 1 olmak uzere ortalama 2.5 kopek vardi. Yolda kucuk kirmizi meyvelerden yedim burda "cireran de bosc" deniyor ancak google'da aratirsaniz bulamazsaniz ben denedim, turkce karsiligi olmasina ragmen bulamadim. Bu kucuk meyveleri toplamaya calisirken ayaklarim bogurtlen calilarinin icine girdi ve cizildi. Belirli bir kac buyuk siyriga sahibim ama sorun yok. Gezinin sonlarina dogru Joan bana vocabulary ogretti. Ayrildigimizda ona matematik sorularim olursa sorup soramayacagimi sordum, memnuyetle sorabilecegimi ve bundan mutlu olacagini soyledi. Canim, umarim hesap makinesi kullanmaz.

Evimize geldik, dus aldim, skype'imi actim ve annemlerle 30 dakika kadar konustum sonra ogrendim ki aksam yemegi icin disari gidiyormusuz, kiminle gidiyormusuz? Joan ve ailesiyle hahaha. 8 dakikada dus alip giyindim. Yemek icin kafeye gittik. Joan'in esi Anna ve kizlari Galla ile tanistim. Anna ile Rupit'den tanismisligimizi vardi. Anna katalan dili ve edebiyati profesoru ve Joan gibi universitede calisiyor. Host-dad ve arkadaslarimiz isten-universiteden arkadas. Benim dil seviyemin 3 hafta icin cok cok iyi oldugunu soyledi ve tebrik etti. Kizlari galla ise 5 yasinda, cekik gozlu bir Cinli. Joan ve Anna Cin'e gittiklerinde bu kucuk sirin cinli kizi bebekken evlat edinmis... Ben risotto yemek istedim, digerleri pizza soylediler.
Yemeklerimiz geldiginde, pizzanin ustundeki kaparileri gordum ve tadini sevdigimi soyledim. Ispanyolca Alcaparra'ymis. Alkapara diye seslendiriliyor. Katalancasi ise Taperera. Katalanca'sinin kulaga daha hos geldigini soyluyorlar, Anna alkaparra dendigi zaman tuylerim diken diken oluyor dedi, haha. Yemeklerimizi yedik, guzel sohbetler edildi daha sonra kucuk Galla'nin uykusu geldigi icin arkadaslarimiz evlerine donduler, bizde evimize gittik, uyuduk, oh. 

Ertesi gun odami topladim, biraz kisisel bakim yaptim ve kagitlari, kitaplarimi duzenledim. Isabel ve Didac'la birlikte italyan aristokrasisini anlatan bir filmin yarisini izledim, onlar tamamini izledi. Sonra ders calismak icin julie'nin evine gittim, calistik, sonra film izledik sonra hava cok sogudu karnimda acikti eve geldim. Yemek yedim, giyindim sonra parti icin giyindim, 30 dk uyudum. Kalktim, arkadaslarimla bulustum sonra partiye dogru yola koyulduk. Kasabanin butun gencleri hemen hemen tren istasyonundaydi. Cavatast adli bir gunu kutlamaya gidiyorduk, cavatast denen sey sampanyadir. Sampanya'yi kutluyorlar ancak neden kutluyorlar kimsenin bir fikri yok. Ben kucuk bir arastirma yaptim, festivalin yapildigi koyun, Sant Sadurni'nin, bir sivil kurumu tarafindan ilk kez duzenlenmis. Bu arkadaslar toplaniyorlar ve bir gurme aksam yemeginde sampanyalari tadiyorlar daha sonra bu bir gelenek haline geliyor... Parti guzeldi, eglendik, geldik. 


Bugun sabah 11'de kalktim, halbuki biraz daha uyumam gerekiyordu. Kahvaltidan sonra bir yarim saat kestirdim, dus aldim ve giyindim. Bugun AFS bulusmasi Martorell'e gittik. Celine, Koshiro, Claire, Willow ve onlarin host aileleriyle birlikte Koshiro'nun evinde oglen yemegi yedik. Yemekte salsa soslu cipsler, yumurtali zeytinli ton balikli pilav-bu pilavi mayonezle yedim-, tavuk, kalamar ve sardalya baligi vardi. Tatli olarakta karpuz. Yemekte sonra uno oynadik ve gunluk yasantilarimiz hakkinda konustuk. Ozel kisimlar... Disari dolasmaya ciktik ve cok sevdigim bir arkadasim icin cok sevecegi bir hediye aldim. Lutfen kimse heyecanlanmasin herkese hediye alacagim ama onunkini bugun aldim. Butikleri gezdik. Yolda muzigi telefonundan son seste acmis bir adama rastladik, bunun uzerine Willow adami taklit etti ve ortaya boyle bir video cikti;

Eve donduk, fotograflar cekildi, bugun Michelle adinda Kanadali bir arkadasimizin dogum gunuydu, onun icin iyiki dogdun videosuda cektik;


Sevgiler

-mert







No comments:

Post a Comment