Sunday, September 4, 2011

Ilk gunler...


03.09.2011 

Aslinda dun yazmaliydim ama aksam odama gec dondum ve uykum vardi, uzgunum… 

Dun kampa gelirken zorlandim, valizlerim agirdi ve bir tanesi kullanissizdi, sabah Batu, Turan, Burakcan ve ailem beni gecirmeye geldiler.
--
Ucaktan indigimizde pasaport sirasini gorunce uzulduk. Tuvalete gittim, tuvalette sabun yok, bu insanlar pis olabilir. Pasaport sirasinda Aytul adinda bir kadinla tanistik, kizi ispanya da master yapmaya gelmis, bize telefon numarasini verdi, bir hafta barselona da kalacakmis. O da cok tatli yardimsever bir kadin, onunla bagimi koparmak istemiyorum, arayacagim! Goksu Gencay'ida arayacaktim, onuda arayacagim! Kadindan sonra bizi iki afsli karsiladi onlarda yardimseverdi, ben bavullarimi tasirken zorlandim:(
Havalaninda ki insanlar -afsliler- ilk basta bana soguk geldi, yanlarinda gitmedim. Orda hatirladigim kadariyla Julie ve bir kac kisi vardi, italyanlarla konusmaya calistik ama arkadas canlisi degildiler, aslinda konuskanlar ama ingilizceleri iyi olmadigi icin biraz garip oluyor. Daha sonra otobuse bindim ve birkac kisiyle tanistim. Kampa geldik, bavulum beni yine zorladi… Bize oda numaralarimizi verdiler, 45 numaralari oda da Mickey-taylandli bir cocuk- ve Teresa'ya birlikte kaldim-sanirim isvecl-. Oda numaralarimizi aldiktan sonra odalarimiza gittik, o siralarda Clara ile tanistim, avusturyali biraz garip bir kiz. Insanlarin toplandigi yere gittim. Mickey'i davet ettim ama benimle gelmedi. Orda Clara'yla konustum ve Nadia ile tanistim-Belcikali, esmer kiz- Nadia gercekten iyi biri benim yakin arkadasim oldu.

Daha sonra futbol oynamaya gittik ki ben asla futbol oynamam; kaleci oldum. Bizim takimimizda ogulcan, clara, luisa-usa-, sahil-avusturya- , julie ve nadia.

Macta Julie ile cok yakin arkadas olduk, hatta en yakin arkadasim o oldu diyebilirim, sevimli biri. Futbol oynarken julie ve nadia'ya iki tane palamut hediye ettim, bunu ne anlami var bilmiyorum. Ilk maci biz kazandik, ikinci macida biz kazandik. Ogulcan gercekten iyi oynuyor. Sans ki ayaginin alti yaralandi ve pansuman yapildi, bunlar olduktan sonra yurumekte zorlandi. O  anda amerikalilar geldi, Emily'le karsilastik sarildik konustuk. Sonra Alex, Sarah, Maya ile tanistim.  Bir kac etkinlik yaptik; 3 grup olduk, her grup birbirine dogru kostu ve el ele tutustu. Amac birbirimizin elini birakmadan tam bir cember olabilmekti ve bu gercekten eglenceli -gramer yerlerde- Digeri ise rastgele biriyle sohbet etmekti…

Burdan sonra yer yer uzun birakip, yer yer kisa kesecegim…

Sonra bize birseyler anlatmak icin buyuk bir odaya aldilar, AFS kurallarini anlattilar. Sonra yemek yedik. Yemekte balik ve salata ve muz vardi. Yemekten sonra disarda  Amerikalilarla takildik, ogulcanla birlikte. Sonra julie, sahil, klara, andrea, hollandali bi kiz, ogulcan, nadia disarda gec saate kadar eglendik, fotograf cektik, klarayi sevdim. Sonra aksam oldu. 

Sonra sabah oldu, gec yattigim icin zor kalktim ama hemen uyandim, giymemiz gereken tshirt'i ve evraklarimi aksam yanima almayi unutmustum ve nerede biraktigimdan emin degildim! Halledildi tabi. Dus aldim, su soguktu ama guzeldi.

Kahvaltimi aldim ve otobusun yanina gittim. Otobus arka arkaya gelirken sokak lambasina carpti ve benzin deposunu kirdi, heryer benzin oldu, polis, itfaiye geldi. Cok umutsuzdu… Yeni bir otobus geldi ve ona bindik, tabi biraz gec kalmistik. Terminalde kostura kostura otobusumuzu aradik ve bulduk. Sonra bindik, biner binmez ben daha oturmadan hareket etmeye basladi… 8 saat yolculuk yaptik, yolda eglendik. Ama yol ve otobus, ne kadar anlatabilirim ki… Fotograflari facebook'a koydum.



04.09.2011

Bugun pazar, sinekler beni butun aksam uyutmadi. Sabah kalktigimda saat 9.45ti, 15 dakika odami topladim, kahvalti edilmisti. Yatagimi toplamak gercekten zor, kisa bir yolunu bulmam lazim. Kahvaltiya oturdum, bizdeki pastane urunlerine benzer-pogaca, acma- seyler yedim ve portakal suyu ictim. Kahvaltidan sonra bulasiklari yikadim, Bulasiklari Didac'la sirayla yikiyoruz. Isabelle ile masada oturduk. Post-it lere esyalarin katalanca, ispanyolca ve ingilizce isimlerini yazdim. Ingilizce isimler Didac icin, didac'in ingilizcesi gercekten cok kotu.

Yemekten sonra odama gittim, bilgisayarimi actim maillerime baktim. Sonra didacla biraz ingilizce calistim, future tense ogrettim, ogrensin. Surekli i will i am going to diyorum, bunca zamandir anlamiyormus, vayanasini. 

Sonra isabelle arkadaslarina gidecegimizi soyledi-kahvaltida soyledi- ve onlara tatli yapmak icin markete gitmesi gerektigini. Ona eslik edicegimi soyledim. Evden ciktik markete dogru yuruduk, keske marketin fotografini cekebilseydim, anyway. 

Markette sadece sebze, meyve ve hayvansal urunler satiliyordu, Orhan marul, tereyagi, yumurta, portakal ve sanirim bir kac sey daha satin aldik. Sonra eve gittik, esyalari mutfaga biraktim. Sonra odama gittim sanirim biraz daha ingilizce calistik. Sonra post-itlere esyalarin adini yazdim ve buzdolabina falan yapistirdim. Isin kotu tarafi hic bisi hatirlamiyorum… Isabel tatliyi yaptiktan sonra arkadaslarina gittik. 10dakika yurume mesafesinde. Evlerine gittigim de bana bir suru soru sordular… 2 cocuklari var, ayni okulda olacagiz. Kasabada su ana kadar gordugum herkes, yakisikli ve guzel… Yemege oturduk, salata yedik. Ben sadece salata yiyecegiz sandim. Sonra biftek ve kuskus pilavi geldi. Gercekten kuskus pilavi, baharatsiz. Adina da kuskus diyorlar, haha. Albert beni yuzme havuzuna cagirdi ama hala yorgun oldugum icin kabul etmedim, boynum ve omuzlarim agriyor… Sali gunu bisikletle dolasmayi teklif etti, onu kabul ettim. Jordi ve Isabelle ve arkadaslari muzikale gideceklerini soylediler, beni de davet ettiler ben de dusunecegim dedim. Butun bunlar olurken evde the faculty filmini izliyorduk. inanilmaz garip ve sacma bir film…

Eve geldik, onlara Ilhan Ersahin'in albumunu actim. Turkiye ile ilgili bir kac sey anlattim, sonra cok uykum geldi ve uyumaya gittim. Sinekler her zamanki gibi beni yine uyutmadi. Yaklasik 2 saat yattim(!) Sonra kalktim, didac televizyon seyrediyor, ben de salonda bunlari yaziyorum, yazdim.

Biraz satranc oynadik, tv izledim, simdi pizza yiycez...

No comments:

Post a Comment