Uzun bir zamanin ardindan yazma karari aldim. Hem turkce, hem ispanyolca sozluk yaziyorum, bide bunu yazmak fazla geliyor. Hergun yapsam fazla gelmez gerci, sikinti tarafi Jordi'den fotograflari almam bir kac gun suruyor, istedigim zaman alamiyorum. Aldigim zaman daha cok birikiyor, birikiyor... Bunu sevmiyorum.
Once Nadal'dan baslayayim.
Nadal, Navidad, Christmas, Noel... Hepsi ayni anlamda, feliz navidad ve bon any deyislerini burda duymak mumkun. Burda 23 aralikta okul tatile girdi, ayin 9'una kadar tatil. Ayin 9'u dedigime bakmayin, yarin okul aciliyor. Mutlu muyum, evet mutluyum ama heyecanli degilim... Yarin Julie'yi arayip butun odevlerimi ondan kopyalayacagim.
Neyse Nadal diyorduk, Katalunya'da nadal diger ulkelerde oldugu gibi kutlanmiyor. Burda guzel bir aile yemegi yeniyor, bir gun birlikte geciriliyor. Hediye kismi 6 ocakta, anlatacagim.
Didac - Sergi - Isabel
Kuzen Marta ve teyzelerim.
Pek anlatabilecegim birsey yok bugune dahil sizlere... Yemekleri bizimkilerden daha lezzetsiz ama yeterli lezzetli-nasil bir cumle oldu bu-
Burasi Ines'in evi. Ines yalniz yasiyor, esiyle bosanmis, esi ve kizi ingiliterede yasiyor, pek cok seyi sadece kendisi hazirlamisti. Ailenin kalan kismi gelince hemen olaya mudahale ettik ve mutfaga daldik. Ines'e yardim ettik ve isin buyuk bir kismini birlikte bitirdik.
Yemege oturulmadan hemen onceki hali bu.
Tabaklarda et sulu makarna goruyorsunuz. Bu ana yemek daha sonra masa kismen gorulebilen patates, sucuk vb. garniturler var, onlarida tabaktakiler bittikce, tabaga koyuyorsunuz karisik yiyorsunuz; yazidigim kadar kotu degil.
Isabel'in babasi sogugu seviyor, hayati boyunca soguk suyla dus almis, hava cok soguk degildi ama ne de olsa aralik, biz montlarlaydik. Oda havuza girdi.
Ogune kadar hicbirinin adini tam olarak bilmiyordum, 25 aralikta hepsinin adini ezberledim ve joan amca, beli teyze seklinde cagirmaya basladim onlari, sonra bir ara jordi ve isabel anne ve baba deme mevzum acildi fakat emin degilim, oyle seslenip seslenmemekte. Istiyor muyum.... Bundan da emin degilim. Ismiyle hitap etmek hosuma gitmiyor, ama anne ve baba demekte, of garip : D
Hepimizin ustunde isimlerimizin kartlar vardi, tabaklarin onunde, benimde adim yazilmisti. Yemekten sonra o kucuk kartlari topladim, odamda panoma asililar, hehe saklayacagim. Yemekten sonra yuruyuse ciktik Puig i Cadafalch caddesinde. Puig i Cadafalch, Gaudi'den daha az unlu fakat eserleri en az onunki kadar guzel bir mimar.
http://en.wikipedia.org/wiki/Josep_Puig_i_Cadafalch
Beli, Montse ve Sergi yururken 1-2-3 uctu uctu oyununu oynadiler, bu oyun evrensel sanirim, hehe. Carrera de puig i cadafalch'tan sant cugat'a kadar yuruduk sonra ordaki yokusu tirmandik.
Sant Cugat katedraline gittik. Katedralin onundeki buyuk cam, nasil adlandiriliyor bilmiyorum lakin orda buyuk cam, avrupada ki bi katedralin onunde bulabileceginiz en buyuk cam, en buyuk mimari yapi. Nasil aciklayabilirim bilmiyorum. Gercekten buyuktu, gorgusuzce buyuktu.
Kilisenin bahcesinde Francesc Cabanas Alibau adli bi ressamin heykeli vardi, daha arastirmadim, arastiracagim neymis nasilmis diye.
Yakin bir zamanda hemen yazacagim.
Sevgiler
Mert
No comments:
Post a Comment